İnsan, yeryüzüne dayanabilmek için yazar.
Dün, 10 Eylül, Tezer Özlü'nün doğum günüymüş.
İyi ki doğdunuz, Tezer Özlü. Geç de olsa iyi ki keşfettim sizi.
Yazdığınız cümlelerde benzer duyguları yaşadığımız o kadar aşikar ki..
Mesela, buradan sıkıldığınızı, sürekli gitmek istediğinizi ama nereye gideceğinizi bilemediğinizi anlattığınız "Nerede olmak istediğimi bilmiyorum. Belki de bu yüzden hiçbir yerdeyim." sözünüz; benim de paylaştığım bir söz.
Onlardan biri olmadığınızı, sadece geçerken mecburen içlerinde bulunduğunuzu anlattığınız: "Sizin düzeninizle, akıl anlayışınızla, namus anlayışınızla, başarı anlayışınızla bağdaşan hiç yönüm yok. Aranızda dolaşmak için giyiniyorum, hem de iyi giyiniyorum. İyi giyinene iyi değer verdiğiniz için." sözünüz.. hayatım boyunca hissettiğim her şeye ışık tutuyor.
Kendinizi hiçbir yere ait hissetmediğinizi, sanki mitolojik zamanlardan yanlışlıkla dünyaya ışınlanmış bir düşünce gladyatörü olduğunuzu gösteren, "Kendimi genellikle yeryüzünün her yerinde sürgün sayıyorum. Ve hiçbir yerinde göçmen saymıyorum." sözünüz.. benim sözüm olarak da kabul edilebilir mi diye size sorma fırsatım olmasını isterdim.
Çok yaşamak istemediğinizi anladığımız "Hiç kimseyle yaşlanmak istemiyorum. Kendimle bile." sözünüz, benim de sık sık kullandığım bir söz.
Gittiğiniz yerde de "yalnız" olduğunuzdan eminim.
Ama belki daha bir huzur bulmuşsunuzdur.
Saygılarımla..