İstanbul: Hâlâ şiirin tarafında — Daily Notes #04
İstanbul: Hâlâ şiirin tarafında — Daily Notes #04

İstanbul'u dinliyorum…” gibi bir şeyle başlamak Orhan Veli'ye selam olur; ama çok klişe ifadeleri sevmiyorum. Dünyanın en lirik cümlesi bile tekrarlandıkça büyüsünü yitirmeye başlıyor. Belki de bu yüzden aynı şeyi farklı kelimelerle söylemenin yollarını arıyoruz.

Bu "Daily Note"a başlamadan önce bu kez kısa tutacağıma dair kendime söz verdim. İçimdeki yazının yönünü ele geçirmeye çalışan kişiye de kulak asmamaya karar verdim. O yüzden sadede geliyorum:

Son İstanbul sergüzeştimde fark ettim ki, şehir; içinde yaşayan insanlara ve nobran binalara rağmen hâlâ çok güzel. Bu güzelliği biraz yukarılara, mesela Süleymaniye'ye çıkınca daha net görebiliyorsunuz. O ruhsuz, ahenksiz binalar, şehrin güzelliğinin yanında silikleşiyor; neredeyse görünmez oluyor.

Bu yüzden diyorum ki: İstanbul hâlâ Nazım'ın "Sen yoksun, yeryüzünün en güzel şehirlerinden biri boşaldı." dizesinin söylenebileceği bir şehir.

Meraklısına: Ankara, Nazım'ın o dizesini kaldırabilecek bir şehir değil.

O zaman bir kez daha: "Sen yoksun, yeryüzünün en güzel şehirlerinden biri boşaldı.."

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *