Birkaç gün önce ismini telaffuz ettiğimde bile derinliğinin etkisine kapıldığım, medarıiftiharımız Prof. Halil İnalcık ile onun öğrencisi olan Prof. İlber Ortaylı'nın (o dönem doçent) Fatih Sultan Mehmed üzerine yaptıkları bir kaydı izledim. Satır arasında, Halil İnalcık'ın nasıl bir dev olduğunu yetiştirdiği öğrencisinin İlber Ortaylı olmasından anlayabilirsiniz.
Programda Ortaylı, "Fatih neden büyüktür?" diye Halil Hoca'ya sorar.
Elbette daha birçok hakkaniyetli nedenin yanında benim takılı kaldığım ve hele de Halil Hoca söylediği için bir kat daha etkilendiğim bir gerçeğin üzerinde durur hoca: "Fatih, ilk üniversitemizi, dolayısıyla Türk yüksek kültürünü kurmuştur," der Halil İnalcık.
Sonrasında devam eder: "Gençler atalarımızın vizyonunu iyi idrak etmelidir."
*****
Son satırları biraz boğazım düğümlenerek yazdım.
Çünkü bu söz, yalnızca geçmişe dair bir tespit değil. Bize söylenmiş bir sözdür.
Yüzyıllar önce göçebe ve savaşçı karakteristiklerin ötesine geçerek “yüksek kültür” kurma felsefesine sahip olmuş bir toplumun zamane gençleriyiz. Fakat bugün dünyaya baktığımızda, sahip olduğumuz tarihsel ve kültürel birikimin hak ettiği yerde olmadığını görüyoruz.
Öyleyse lütfen üzerinize alınız:
Türk yüksek kültürünün ne olduğunu, hangi felsefeye dayandığını, neyi amaçladığını, hangi istidatlara sahip bireylere ihtiyaç duyduğunu ve kimler tarafından temsil edilebileceğini bilmek zorundayız.
Çünkü atalarımızın yüzyıllar önce medeni dünyalar kurulurken dediği gibi: “Biz de varız.”