Güçlü olduğumuz için mi fırsatları görürüz, yoksa fırsatlar zaten yalnızca güçlülerin önünde mi belirir?
Bu sorunun cevabını bilmiyorum ve sanırım tek bir cevabı yok. Her ikisi de olabilir; kimi zaman her ikisi de aynı anda olabilir.
Fakat şunu biliyorum: Hayatımızda bize açılan ve bizi biraz daha özgürleştirecek o yolun zorluklarını omuzlayacak; karşımıza çıkan bedelleri ödemeyi göze alacak kadar güçlü olduğumuza inandığımızda, koşullar ne olursa olsun yürüyüp gideriz.
Bu yüzden hayatımızı daha değerli kılacak fırsatlar, süreç içerisindeki bedellere tahammül ettiğimiz ölçüde bizi güçlendiriyor ve daha direngen biri haline getiriyor.
Şikayet etmek yok! Sürekli gezindiğimiz güvenli ve sığ sulardan, derinliği daha korkunç denizlere doğru yalnızca "bakmak" bizi ne daha nitelikli kılar ne de yaşamımızı kayda değer hale getirir. Derinliği korkunç olan o suların üstüne doğru yürüyeceğiz ve getirdiği zorluklarla göğüs gereceğiz. Başka türlü kendimizi geliştiremeyiz.
Belki cesaretimizin sonunda o korkunç denizler, derinlikler bizi geri vermez. Ama gitmiş olmak da bir iz bırakır.
12/06/26