Sanırım en sevdiğim şiir kitabı Murathan Mungan'ın Yaz Geçer eseri.
Yalnız Bir Opera şiiriyle veya daha uzun, daha derin diyebileceğimiz bir örnekle başlar.
Şiirin satırlarından birisi, "Bir yaz daha geçti hiçbir şey anlamadan, oysa yapacak ne çok şey vardı ve ne kadar az zaman.."
Bu satır istisnasız her Ağustos ayının sonlarında, yaz ile vedalaştığımız zamanlarda hep aklıma gelir, kendisini bir vesileyle hatırlatır.
Dün de böyle oldu.
"Bir yaz daha geçti hiçbir şey anlamadan, oysa yapacak ne çok şey vardı ve ne kadar az zaman.."
Hiçbir şey anlamadan geçmese de, bu satırları okuduğum 13 yıl öncesinde olduğu gibi satırların uyandırdığı duygular hala çok diri.
Zira diğer okurları bilemem ama bende bir “natamamlık” duygusuna dokunduğunu düşünüyorum. Yaz ne kadar dolu, güzel, keyifli ve eğlenceli geçmiş olursa olsun, bu dizelerin büyüsü beni alıp götürüyor.
Hayat felsefesi olarak hiçbir zaman tamamlanmayacak yığınla duygu kendi zihinsel dünyamda yer aldığı için, bu dizeler işte bu asla tamamlanamayacak duyguların engebeli coğrafyasına ışık tutuyor, beni sürekli eksik olan ve eksik kalacak olan duygularla baş başa bırakıyor.
Sanırım bu yüzden hayatımın sonuna kadar, o dizeleri her okuduğumda, geçirdiğim yazın neye benzediğinden bağımsız olarak etkilenmeye devam edeceğim.
Bu son satırları yazarken etrafıma bakıyorum:
Yapacak ne çok şey var ve ne kadar az zaman..

